<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Serdar Sayan &#187; Ahkam Keseri Yazıları</title>
	<atom:link href="https://www.serdarsayan.net/?cat=3&#038;feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.serdarsayan.net</link>
	<description>Ekonomi Profesörü, Ahkam Keseri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Apr 2026 13:44:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
		<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
		<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=4.0.38</generator>
	<item>
		<title>İktisat ve Toplum Dergisindeki &#8220;Ahkâm Keseri” Yazıları &#8211; “Kapan Sektör Kapan”! Kebapçı Ali Baba ve 40 KÖİ Müteahhidi: Bir Salgın Masalı</title>
		<link>https://www.serdarsayan.net/?p=6117</link>
		<comments>https://www.serdarsayan.net/?p=6117#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Mar 2021 14:43:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahkam Keseri Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serdarsayan.net/?p=6117</guid>
		<description><![CDATA[(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Şubat 2021 sayısında yayınlanmıştır.) COVID-19 SALGINI dünyanın her tarafında hükümetlerin, hafızalarımızda benzeri olmayan önlemler almalarına yol açtı. Bütün ülkeler, hastalığın yayılma hızını azaltmak için ciddi adımlar attılar. Hem doğrudan COVID-19 kaynaklı can kayıplarını azaltmak &#8230; <a href="https://www.serdarsayan.net/?p=6117">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><small>(Bu yazı <em>İktisat ve Toplum</em> dergisinin <a href="https://iktisatvetoplum.com/kapan-sektor-kapan-kebapci-ali-baba-ve-40-koi-muteahhidi-bir-salgin-masali-serdar-sayan-itd-124/">Şubat 2021</a> sayısında yayınlanmıştır.)</small></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> COVID-19 SALGINI<br />
</strong><br />
dünyanın her tarafında hükümetlerin, hafızalarımızda benzeri olmayan önlemler almalarına yol açtı. Bütün ülkeler, hastalığın yayılma hızını azaltmak için ciddi adımlar attılar. Hem doğrudan COVID-19 kaynaklı can kayıplarını azaltmak hem de ulusal sağlık sistemlerinin vaka seli altında boğulmasını önlemek amacıyla alınan bu önlemlerin önemli bir bölümü bulaşmayı, insanların mekânsal hareketliliğini azaltarak ve temasları sınırlandırarak yavaşlatmayı hedefledi. Karantinalar, sokağa çıkma yasakları, işyeri kapatmalar ve benzeri kısıtlamalar bir yandan bu amaca hizmet ederken diğer yandan, tüketicilerin satın alma/tüketme ve üreticilerin çeşitli mal ve hizmetleri üretme/satma kabiliyetini sınırladı –halen de sınırlamaya devam ediyor. Sonuçta, yaşanan talep daralması ve onunla eşzamanlı olarak arzda yaşanan düşüş pek çok sektörde çok ciddi üretim ve istihdam kayıplarına yol açıyor. </p>
<p><small>Metnin tamamını okumak için <a href="https://www.tepav.org.tr/upload/mce/2021/blog/kapan_sektor_kapan.pdf">buraya</a> tıklayınız.</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.serdarsayan.net/?feed=rss2&#038;p=6117</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Devletin Pandemide İşini Kaybedenlere Verdiği Aylık Nakit Desteği Osmangazi Köprüsü’nden Kaç Kere Geçiriyor?</title>
		<link>https://www.serdarsayan.net/?p=5932</link>
		<comments>https://www.serdarsayan.net/?p=5932#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Aug 2020 11:42:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahkam Keseri Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serdarsayan.net/?p=5932</guid>
		<description><![CDATA[(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Haziran 2020 sayısında yayınlanmıştır.) KORONAVİRÜSÜN YOL AÇTIĞI COVID-19 SALGINI dünyaya çarpan orta boy bir meteorun yapacağına benzer etkiler yaptı. Uzun zamandır görülmeyen büyüklükte küresel bir halk sağlığı problemi olmanın yanı sıra, yol açtığı üretim, istihdam &#8230; <a href="https://www.serdarsayan.net/?p=5932">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><small>(Bu yazı <em>İktisat ve Toplum</em> dergisinin <a href="http://www.iktisatvetoplum.com/iktisat-ve-toplum-dergisi-116-sayi/">Haziran 2020</a> sayısında yayınlanmıştır.)</small></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>KORONAVİRÜSÜN YOL AÇTIĞI COVID-19 SALGINI<br />
</strong><br />
dünyaya çarpan orta boy bir meteorun yapacağına benzer etkiler yaptı. Uzun zamandır görülmeyen büyüklükte küresel bir halk sağlığı problemi olmanın yanı sıra, yol açtığı üretim, istihdam ve dolayısıyla gelir kayıpları yoluyla insani, toplumsal ve ekonomik bir dizi problemin de tetikleyicisi oldu. Gerek salgının bizatihi kendisi, gerekse halk sağlığını korumak adına alınan önlemler kaçınılmaz biçimde ülke ekonomilerini vurdu. Pek çok sektörün arzında, doğrudan talep daralmasından ya da sektörler arası mal ve hizmet akışlarının sekteye uğramasından kaynaklanan daralmalar yaşanırken, kapanan işyerleri ve istihdam kayıplarının yarattığı gelir düşmelerine bağlı ikincil talep etkileri de gözlendi. </p>
<p><small>Metnin tamamını okumak için <a href="http://www.iktisatvetoplum.com/wp-content/uploads/2020/06/serdar-sayan.pdf">buraya</a> tıklayınız.</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.serdarsayan.net/?feed=rss2&#038;p=5932</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KÖİ’ci Şirkete Vahi Öz, Siyanürle Altın Arayana Turist Ömer Olmak</title>
		<link>https://www.serdarsayan.net/?p=6060</link>
		<comments>https://www.serdarsayan.net/?p=6060#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2020 21:25:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahkam Keseri Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serdarsayan.net/?p=6060</guid>
		<description><![CDATA[(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Şubat 2020 sayısında yayınlanmıştır.) TOPLUMSAL AÇIDAN ÖNCELİKLİ İHTİYAÇLAR oldukları hayli kuşkulu kimi Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projeleriyle ilgili olarak sıkça duyduğumuz savunma, söz konusu köprü, yol, havaalanı vs. inşaatlarının vatandaşın cebinden bir kuruş bile &#8230; <a href="https://www.serdarsayan.net/?p=6060">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><small>(Bu yazı <em>İktisat ve Toplum</em> dergisinin <a href=" https://iktisatvetoplum.com/koici-sirkete-vahi-oz-siyanurle-altin-arayana-turist-omer-olmak/">Şubat 2020</a> sayısında yayınlanmıştır.)</small></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> TOPLUMSAL AÇIDAN ÖNCELİKLİ İHTİYAÇLAR<br />
</strong><br />
oldukları hayli kuşkulu kimi Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) projeleriyle ilgili olarak sıkça duyduğumuz savunma, söz konusu köprü, yol, havaalanı vs. inşaatlarının vatandaşın cebinden bir kuruş bile çıkmasını gerektirmeyeceğiydi. Ancak çok kısa süre içinde, bu projeleri üstlenen şirketlere verilen akıl almaz cömertlikteki kullanıcı garantileri sayesinde, bunları fiilen kullanan azınlığın ödediği kullanım bedelinden çok daha fazlasının, bunları hiçbir zaman kullanmayan, hatta kullanma ihtimali de olmayan vergi mükelleflerine zorla ödetileceği anlaşıldı. Vergi mükellefleri olarak, Osman Gazi köprüsü gibi, muhtelif illere yapılmış havaalanları gibi asla kullanmadığımız, bir kısmını hayatımız boyunca kullanma ihtimalimiz de olmayan bir sürü projenin parasını çatır çatır ödüyoruz. </p>
<p><small>Metnin tamamını okumak için <a href=" https://iktisatvetoplum.com/koici-sirkete-vahi-oz-siyanurle-altin-arayana-turist-omer-olmak/">buraya</a> tıklayınız.</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.serdarsayan.net/?feed=rss2&#038;p=6060</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İktisat ve Toplum Dergisindeki &#8220;Ahkâm Keseri” Yazıları- Korumacılık karşıtı kampın karnına kramp, odur işte Donald Trump!</title>
		<link>https://www.serdarsayan.net/?p=3573</link>
		<comments>https://www.serdarsayan.net/?p=3573#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Jul 2017 08:42:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahkam Keseri Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serdarsayan.net/?p=3573</guid>
		<description><![CDATA[(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Nisan 2017 sayısında yayınlanmıştır.) ABD-Meksika arasındaki sınır 3 bin küsur kilometre boyunca uzanıyor. ABD Başkanı Trump, geçim sıkıntısı yüzünden ABD’ye kaçak geçerek iş arayan yoksul Meksikalıların Amerikalıların işlerini elinden aldığı gerekçesiyle, bu sınırı bir duvarla &#8230; <a href="https://www.serdarsayan.net/?p=3573">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><small>(Bu yazı <em>İktisat ve Toplum</em> dergisinin <a href="http://www.iktisatvetoplum.com/iktisat-ve-toplum-dergisi-78-sayi/" target="_blank">Nisan 2017</a> sayısında yayınlanmıştır.)</small></p>
<p><strong>ABD-Meksika arasındaki sınır</strong></p>
<p>3 bin küsur kilometre boyunca uzanıyor. ABD Başkanı Trump, geçim sıkıntısı yüzünden ABD’ye kaçak geçerek iş arayan yoksul Meksikalıların Amerikalıların işlerini elinden aldığı gerekçesiyle, bu sınırı bir duvarla kapatmak istiyor. Bu kadar uzun sınıra Çin Seddi gibi bir duvar gerektiğinden Trump’ın hayalindeki duvar, belki de Berlin Duvarı’ndan bu yana en çok konuşulan duvar oldu bile. Ha bir de “Utanç Duvarı” var meşhur duvarlardan…</p>
<p><small>Yazının devamını okumak için <a href="http://www.tepav.org.tr/tr/blog/s/5939">TEPAV – Dr. Serdar Sayan Köşe Yazıları</a> sayfasını ziyaret edebilirsiniz.</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.serdarsayan.net/?feed=rss2&#038;p=3573</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yerli tuz (da) kokarsa, ithal tuz iş görür mü?</title>
		<link>https://www.serdarsayan.net/?p=3284</link>
		<comments>https://www.serdarsayan.net/?p=3284#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2017 11:52:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahkam Keseri Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serdarsayan.net/?p=3284</guid>
		<description><![CDATA[(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Ocak 2017 sayısında yayınlanmıştır.) Yeni bir yıla girerken çok iyimser olmadığımı itiraf etmeliyim. Ama yoğunluğum dolayısıyla epeydir uzak kaldığım İktisat ve Toplum okurları ile tekrar buluşuyor olmaktan dolayı mutluyum. Ne zamandır Meksikalı uyuşturucu baronu Joaquin &#8230; <a href="https://www.serdarsayan.net/?p=3284">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><small>(Bu yazı <em>İktisat ve Toplum</em> dergisinin <a href="http://www.iktisatvetoplum.com/iktisat-ve-toplum-dergisi-75-sayi/" target="_blank">Ocak 2017</a> sayısında yayınlanmıştır.)</small></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yeni bir yıla girerken<br />
</strong><br />
çok iyimser olmadığımı itiraf etmeliyim. Ama yoğunluğum dolayısıyla epeydir uzak kaldığım<strong> <em>İktisat ve Toplum</em></strong> okurları ile tekrar buluşuyor olmaktan dolayı mutluyum. Ne zamandır Meksikalı uyuşturucu baronu Joaquin “El Chapo” Guzman’ın 2016 başında Meksika polisi ve deniz piyadeleri tarafından üçüncü kez yakalanmasından sonra yapılan tartışmanın düşündürdükleri hakkında yazmak istiyordum. Kısmet bugüneymiş.</p>
<p><small>Yazının devamını okumak için <a href="http://www.tepav.org.tr/tr/blog/s/5815/Yerli+tuz+_da_+kokarsa_+ithal+tuz+is+gorur+mu_">TEPAV – Dr. Serdar Sayan Köşe Yazıları</a> sayfasını ziyaret edebilirsiniz.</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.serdarsayan.net/?feed=rss2&#038;p=3284</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>‘Kazan-kazan’ çözüm önerisi: 6 milyarı biz verelim; göçmenleri AB alsın!</title>
		<link>https://www.serdarsayan.net/?p=3043</link>
		<comments>https://www.serdarsayan.net/?p=3043#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 May 2016 10:48:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahkam Keseri Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serdarsayan.net/?p=3043</guid>
		<description><![CDATA[(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Nisan 2016 sayısında yayınlanmıştır.) Suriye’deki iç savaşın trajik sonuçları gözlerimizin önünde yaşanıyor. Son dört yıldır vatanlarını terk etmek zorunda bırakılan milyonlarca Suriyelinin çok uzun süre hiçbir makamca kayıt altına alınmadıkları, dilini bilmedikleri ve yasal çalışma &#8230; <a href="https://www.serdarsayan.net/?p=3043">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><small>(Bu yazı <em>İktisat ve Toplum</em> dergisinin <a href="http://www.iktisatvetoplum.com/iktisat-ve-toplum-dergisi-sayi-66/" target="_blank">Nisan 2016</a> sayısında yayınlanmıştır.)</small></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Suriye’deki iç savaşın trajik sonuçları<br />
</strong><br />
gözlerimizin önünde yaşanıyor. Son dört yıldır vatanlarını terk etmek zorunda bırakılan milyonlarca Suriyelinin çok uzun süre hiçbir makamca kayıt altına alınmadıkları, dilini bilmedikleri ve yasal çalışma imkânına, sigortaya vs. sahip olmadıkları bir ülkede, hiçbir düzenli destek almadan hayatta kalma mücadelelerine üzülerek tanık olduk. Sayıları şimdi biraz azalacak ama Yunanistan üzerinden Avrupa’ya geçmek için ölümü göze alarak Ege’ye açılanların durumu/dramı daha da içler acısıydı. İnsanlıktan nasibini almış herkes gibi ben de Suriyeli göçünün safahatını üzülerek izliyorum. Dolayısıyla, yazıya attığım başlığın “ne yapıp edip Suriyelileri buradan göndermemiz lazım” gibi bir iması yok. Zaten bu insanlara yardım etmenin sadece insani değil; aynı zamanda ahlaki bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum. Bireysel tercihlerimiz halefine cereyan etmiş olsa da, bu insanların evlerini barklarını bırakıp göç etmek zorunda kalmalarına ciddi katkıda bulunmuş bir ülkenin vatandaşlarıyız sonuçta. Kısacası bu göçmen karşıtı bir yazı değil. Sadece halen Türkiye’de bulunan 3 milyon civarındaki Suriyelinin ve onları barındıran ülke ekonomisinin bundan sonra nelerle karşılaşacağına dair bazı öngörülerimi paylaşmak istiyorum.</p>
<p><small>Yazının devamını okumak için <a href="http://www.tepav.org.tr/tr/blog/s/5602">TEPAV – Dr. Serdar Sayan Köşe Yazıları</a> sayfasını ziyaret edebilirsiniz.</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.serdarsayan.net/?feed=rss2&#038;p=3043</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Anadolu sırtlanları”  “Anadolu aslanları”nın  yaşam alanlarını mı daraltıyor?</title>
		<link>https://www.serdarsayan.net/?p=2567</link>
		<comments>https://www.serdarsayan.net/?p=2567#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2015 14:31:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahkam Keseri Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serdarsayan.net/?p=2567</guid>
		<description><![CDATA[(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Haziran 2015 sayısında yayınlanmıştır.) Türkiye’nin 2000’lerden sonra şekillenen ekonomik büyüme modeli, kendi ekonomi politiğini yarattı. 1980-sonrası sanayi ürünleri ihraç ederek zenginleşen “Anadolu Aslanları” gibi eski aktörler ön plandaki yerlerini yeni oyunculara bıraktı. Bu yeni süreç &#8230; <a href="https://www.serdarsayan.net/?p=2567">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><small>(Bu yazı <em>İktisat ve Toplum</em> dergisinin <a href="http://www.iktisatvetoplum.com/iktisat-ve-toplum-dergisi-sayi-56/" target="_blank">Haziran 2015</a> sayısında yayınlanmıştır.)</small></p>
<p>Türkiye’nin 2000’lerden sonra şekillenen ekonomik büyüme modeli, kendi ekonomi politiğini yarattı. 1980-sonrası sanayi ürünleri ihraç ederek zenginleşen “Anadolu Aslanları” gibi eski aktörler ön plandaki yerlerini yeni oyunculara bıraktı. Bu yeni süreç bazen bana vahşi yaşam belgesellerini hatırlatıyor. Bir aslan grubunun avını elinden almayı hangi hayvanın başarabileceğini öğrendiğim belgeselleri…</p>
<p><small>Yazının devamını okumak için <a href="http://www.tepav.org.tr/tr/blog/s/5280" target="_blank">TEPAV – Dr. Serdar Sayan Köşe Yazıları</a> sayfasını ziyaret edebilirsiniz.</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.serdarsayan.net/?feed=rss2&#038;p=2567</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Monopoly Türk İcadı Olsaydı Oyun Tahtasında &#8216;Hapse Gir&#8217; Karesi Olur Muydu?</title>
		<link>https://www.serdarsayan.net/?p=2481</link>
		<comments>https://www.serdarsayan.net/?p=2481#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 May 2015 12:37:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahkam Keseri Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serdarsayan.net/?p=2481</guid>
		<description><![CDATA[(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Mayıs 2015 sayısında yayınlanmıştır.) Bilen biliyor; Monopoly tüm dünyada popüler olan Amerikan icadı bir oyun. Emlak alımsatımıyla zenginleşme fikri etrafında gerçek hayatı simüle ediyor. Oyun tahtasında bir de “hapis” karesi var. Bu kareye düşen oyuncular, &#8230; <a href="https://www.serdarsayan.net/?p=2481">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><small>(Bu yazı <em>İktisat ve Toplum</em> dergisinin <a href="http://www.iktisatvetoplum.com/iktisat-ve-toplum-dergisi-sayi-55/" target="_blank">Mayıs 2015</a> sayısında yayınlanmıştır.)</small></p>
<p>Bilen biliyor; Monopoly tüm dünyada popüler olan Amerikan icadı bir oyun. Emlak alımsatımıyla zenginleşme fikri etrafında gerçek hayatı simüle ediyor. Oyun tahtasında bir de “hapis” karesi var. Bu kareye düşen oyuncular, hapis yattıkları sürece oyun dışı kalıyor. Ben “hapis” karesinin eklenmesinin, ABD gibi hukukun üstünlüğü ve kural hakimiyetine dayalı olarak işleyen bir ekonomide, emlak piyasasında manipülasyon yapanların başına gelecekleri hatırlatan bir unsur olarak oyunun gerçekçiliğini artırdığını düşünüyorum. Ancak, “hapis”in bu ibret verici rolünün, oyunun popüler olduğu bütün ülkeler için geçerli olduğunu söyleyemem.</p>
<p><small>Yazının devamını okumak için <a href="http://www.iktisatvetoplum.com/wp-content/uploads/2017/10/serdar-sayan-55.pdf">buraya</a> tıklayabilirsiniz.</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.serdarsayan.net/?feed=rss2&#038;p=2481</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Maduro petrol zengini Venezuela’yı nasıl madara etti? (…ve bundan bize ne?)</title>
		<link>https://www.serdarsayan.net/?p=1648</link>
		<comments>https://www.serdarsayan.net/?p=1648#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2014 14:51:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahkam Keseri Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serdarsayan.net/?p=1648</guid>
		<description><![CDATA[(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Şubat 2014 sayısında yayınlanmıştır.) Buzlar çözülmeden adlı tiyatro oyununu biliyor musunuz? Cevat Fehmi Başkut’un 1965’de yazdığı, 1986’da Deli Deli Küpeli adıyla sinemaya da uyarlanan ünlü oyununu yani.[1] Kemal Sunal’ın başrolünde oynadığı film televizyonlarda hala gösteriliyor &#8230; <a href="https://www.serdarsayan.net/?p=1648">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><small>(Bu yazı <em>İktisat ve Toplum</em> dergisinin <a href="http://www.iktisatvetoplum.com/iktisat-ve-toplum-dergisi-sayi-40/" target="_blank">Şubat 2014</a> sayısında yayınlanmıştır.)</small></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Buzlar çözülmeden<br />
</strong><br />
adlı tiyatro oyununu biliyor musunuz? Cevat Fehmi Başkut’un 1965’de yazdığı, 1986’da Deli Deli Küpeli adıyla sinemaya da uyarlanan ünlü oyununu yani.[1] Kemal Sunal’ın başrolünde oynadığı film televizyonlarda hala gösteriliyor ara ara. Tımarhaneden kaçıp yoksul bir ilçeye gelen bir delinin, ilçeye atanan ama yoğun kar yağışı ve fırtına yüzünden görev yerine ulaşamayan yeni kaymakam zannedildiği ünlü filmden söz ediyorum. Hani deli de rolü benimser ve ilçedeki esnafı, sattıkları malın fiyatını düşürmeye zorlamak da dâhil bir dizi icraat yaparak halkın sevgisini kazanır ya; o film.</p>
<p><small>Yazının devamını okumak için <a href="http://www.tepav.org.tr/tr/blog/s/4643" target="_blank">TEPAV – Dr. Serdar Sayan Köşe Yazıları</a> sayfasını ziyaret edebilirsiniz.</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.serdarsayan.net/?feed=rss2&#038;p=1648</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bana standardını söyle…</title>
		<link>https://www.serdarsayan.net/?p=1519</link>
		<comments>https://www.serdarsayan.net/?p=1519#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Feb 2014 10:06:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahkam Keseri Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.serdarsayan.net/?p=1519</guid>
		<description><![CDATA[(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Ekim 2013 sayısında yayınlanmıştır.) Standart uyumsuzluğunun sonuçları kişiler için can sıkıcı olmaktan, ülkeler için ciddi ekonomik maliyetlere uzanan geniş bir önem aralığında değişebilir. Alt-sınırdan bir örnekle başlayıp, kendi can sıkıcı deneyimimi paylaşayım sizinle.  ABD’de doktora &#8230; <a href="https://www.serdarsayan.net/?p=1519">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: right;"><small>(Bu yazı <em>İktisat ve Toplum</em> dergisinin <a href="http://www.iktisatvetoplum.com/iktisat-ve-toplum-dergisi-sayi-36/" target="_blank">Ekim 2013</a> sayısında yayınlanmıştır.)</small></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Standart uyumsuzluğunun sonuçları<br />
</strong>kişiler için can sıkıcı olmaktan, ülkeler için ciddi ekonomik maliyetlere uzanan geniş bir önem aralığında değişebilir. Alt-sınırdan bir örnekle başlayıp, kendi can sıkıcı deneyimimi paylaşayım sizinle.  ABD’de doktora yaptığım yıllarda, üyesi olduğum Türk öğrenci derneğinin en yoğun mesaisi, Kasım ayındaki 2 günlük “Birleşmiş Milletler Festivali”nde gerçekleştirilen ve derneğin yıllık bütçesindeki en büyük gelir ve gider kalemlerini de kapsayan faaliyetlere harcanıyordu. Bu köşede daha önce de yazdığım gibi, en büyük gider kalemi festivalde gösteri yapan folklor grubuna eşlik edecek zurnacının masrafları;<a href="http://www.tepav.org.tr/tr/blog/s/4571#_ftn1">[1]</a> en büyük gelir kalemi ise, festivalde kurulan yiyecek standında satılan dönerdi. Benim de organizasyon komitesinde olduğum sene, festivalde satmak üzere bir Yunan lokantasından tedarik ettiğimiz 20-25 kiloluk donmuş döneri, derneğin demirbaşı olan döner makinesine takmaya kalkınca kötü bir sürprizle karşılaştık. Vaktiyle Türkiye’den getirilmiş olan makinenin eti döndürmeye yarayan mili, bir ucu sivri bir boru olarak tasarlanmıştı. Yunan asıllı Amerikalı tedarikçimizin etin ortasında bıraktığı boşluk ise, kendilerinin kullandığı kılıç şeklindeki mile uygun ince bir yarıktı.</p>
<p><small>Yazının devamını okumak için <a href="http://www.tepav.org.tr/tr/blog/s/4571" target="_blank">TEPAV – Dr. Serdar Sayan Köşe Yazıları</a> sayfasını ziyaret edebilirsiniz.</small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://www.serdarsayan.net/?feed=rss2&#038;p=1519</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
