Gösterge Tuhafiye: Standardı kadar konuşmak

(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Ekim 2013 sayısında yayınlanmıştır.)

Standardizasyonun önemi, ekonomik büyümeye katkısı konusu böyle (tıklayınız). Peki dünyada ürün, materyal, süreç standartlarını kim koyuyor, kimin sözü geçiyor, bu güce sahip? Kısa cevap çeşitli ulusal ve uluslararası kuruluşlar şeklinde –ki bunlardan en önemlisi 1947’de kurulan Uluslararası Standartlar Örgütü (ya da ISO). Daha ayrıntılı cevabı, Tablo 2’deki göstergeler eşliğinde vereceğim. Böylece standartları(mızı) kim(ler)in saptadığı netleşecek.

Yazının devamını okumak için TEPAV – Dr. Serdar Sayan Köşe Yazıları sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Posted in Ahkam Keseri Yazıları |

Ofisimdeki saksıda yetişen mikroiktisatçı sardunya!

(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Mayıs-Haziran 2013 birleşik sayısında yayınlanmıştır.)

İktisatla uzaktan yakından alakası olmayan ama önemli bir soru
konusunda tekrar düşünme ve çocukluğumdan beri aklıma takılan bu soruya, konunun –epey dolaylı biçimde de olsa– uzmanı sayılabilecek kişilerle sohbet ederek cevap arama fırsatı buldum geçen ay. Biliyorum; hem önemli hem de iktisatla alakası olmayan bir soru nasıl olabilir ki diye düşünüyorsunuz. Çok da haklısınız böyle düşünmekte. Ben de böyle iktisadi olmayan ama önemli soru bulmanın ne kadar zor olduğunun farkındayım. Zaten bu bahsettiğim de çocukluktan beri aklımı kurcalayan, dolayısıyla dünyanın iktisadi olaylar etrafında döndüğünün farkında olmadığım “cahiliye devrinden” kalma bir soruydu. İlk kez Uzay Yolu dizisinin TRT’nin tek kanalında siyah-beyaz gösterildiği dönemlerde kafama takılan, ama iktisadi bir yanı olabileceğini o zamanlar idrak edemediğim bir sorudan bahsediyorum: Neden bilim-kurgu filmlerindeki uzaylı karakterleri, çoğunlukla biraz deforme edilmiş dünyalılar (hatta ET karakterinde olduğu gibi insan karikatürleri) görüntüsünde olur?

Yazının tamamını okumak için TEPAV – Dr. Serdar Sayan Köşe Yazıları sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Posted in Ahkam Keseri Yazıları |

3+ çocukçular tam olarak ne istiyor?

(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Mart 2013 sayısında yayınlanmıştır.)

Geçen ay başında gündeme gelen nüfus artış teşvikleri
demografi eksenli tartışmaları hızlandırdı. İçinde bol bol genç (ve tabii ki “dinamik”!) nüfus-yaşlı nüfus lafı geçen yazılar yazıldı; demeçler verilip, tartışmalar yapıldı. Böyle bir gündem olunca, beni arayan da çok oldu. Konuyla ilgili, “Ahkâm Keseri”ni düzenli olarak okuyan İktisat ve Toplum dergisi okurlarının zaten aşina olduğu görüşlerimi yerli ve yabancı basın ile de paylaştım.

Yazının tamamını okumak için buraya tıklayabilir veya yazının devamını okumak için TEPAV – Dr. Serdar Sayan Köşe Yazıları sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Posted in Ahkam Keseri Yazıları |

Ortalama 7 çocuk yapan Nijerli anneler dünya hakimiyeti (mi?) hedefliyor!

(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Ocak 2013 sayısında yayınlanmıştır.)

Başbakanın bu ayın başında yaptığı Nijer ziyareti
sırasında çıkan haberleri pürdikkat izledim. Nijer’e gittiğinde de, “her çift üç çocuk yapmalı; üç de yetmez beş çocuk yapmalı” türü meşhur konuşmalarından birini yapacak mı diye merak içindeydim. Okuyanların hatırlayacağı gibi geçen “Ahkâm Keseri”ni, Sayın Başbakan’ın son Almanya gezisi sırasında, [çiftler acilen üçer çocuk yapmaya başlamazsa] 2037’ye kadar Almanya gibi oluruz [maazallah] demesinden aldığım ilhamla yazmıştım. Nüfusun genç olmasına ne kadar meraklı olduğunu “ben Almanya’nın bugün geldiği duruma gelmek istemiyorum. Nüfusumuzun genç kalmasını istiyorum” sözleriyle dile getiren Erdoğan bu konuya, dünyanın en genç nüfusuna sahip olan ülkesi olan Nijer’e yaptığı ziyaret sırasında da değinir belki diyordum.

Yazının tamamını okumak için TEPAV – Dr. Serdar Sayan Köşe Yazıları sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Posted in Ahkam Keseri Yazıları |

Nüfusu “genç ve dinamik” ama Türkiye bir Al(ex)manya değil!*

(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Aralık 2012 sayısında yayınlanmıştır.)

Başbakanın geçen ay sonu yaptığı Almanya gezisi
sırasında gazete okurken “Başbakan ‘2037’de Almanya gibi oluruz’ dedi” manşeti gözüme çarpınca bir an için sevindim. Ben kendim de olağanüstü güzel bir Almanya gezisinden kısa süre önce dönmüştüm zaten. O yüzden “Eh 2037’ye şunun şurasında 25 yıl bir şey kaldı; Almanya gibi olmanın tadını biz çıkartamasak da çocuklarımız, torunlarımız çıkarabilecek anlaşılan” diye umutlandım.

Yazının devamını okumak için TEPAV – Dr. Serdar Sayan Köşe Yazıları sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Posted in Ahkam Keseri Yazıları |

Gösterge Tuhafiye: Ülkelerin ekonomik gelişmişlik düzeyi ve pencere-balkon göstergesi

(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Temmuz-Ağustos 2012 sayısında yayınlanmıştır.)

“Ahkâm Keseri”ni baştan beri düzenli okuyan okuyucuların hatırlayacağı gibi,

yazılarımda zaman zaman alışılmış olmayan kalkınma göstergelerinden söz ediyorum. Bir anlamda, çok boyutlu ve kapsamlı bir kavram olan “ekonomik gelişme”nin tam olarak ne ifade ettiğini, alışıldık olanların dışındaki bileşenlerden ya da yansımalardan hareketle anlama çabaları bunlar. “Gelişmiş olma hali”nin ayırıcı (ama standart olmayan) kimi karakteristiklerine yönelik bir arayış olarak görmek de mümkün. Sağlanması bir ülkenin gelişmiş olmasını garantilemeyecek ancak sağlanmaması, gelişmişlik eksikliğine dalalet edecek kriterlerden söz ediyorum.

Yazının devamını okumak için TEPAV – Dr. Serdar Sayan Köşe Yazıları sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Posted in Ahkam Keseri Yazıları |

Bu çift üç çocuk yapmış: Bu iş bulmuş, bu okula gitmiş… Bu da “hani bana, hani bana” demiş!

(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Temmuz-Ağustos 2012 sayısında yayınlanmıştır.)

Ankara’nın en güzel gözüktüğü zaman

ne zaman sorusuna başkaları ne cevap verir bilmiyorum. Bu soruya verilecek cevaplar, İstanbul fanatikleri arasında çok popüler olan “hiçbir zaman” cevabından tutun; sonbaharda/ilkbaharda gibi mevsimsel tercihleri vurgulayan yahut sıkça duyduğum Gökçek-öncesi ya da -sonrası türü dönemsel tercihleri öne çıkaranlara kadar değişebilir. Benim favori cevabım “Mısır’dan dönüşlerde” şeklinde.

Yazının devamını okumak için TEPAV – Dr. Serdar Sayan Köşe Yazıları sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Posted in Ahkam Keseri Yazıları |

Özel soyunma odasına tropik meyve isteyen zurnacı

(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Mayıs-Haziran 2012 sayısında yayınlanmıştır.)

İşgücü talebi ile arzı arasındaki uyumsuzluk

dendiğinde çoğumuz bunun, işsizlik kavramına atfen uydurulmuş; gereğinden uzun ve cilâlı bir karşılık olduğunu düşünür. Bağlamına bağlı olarak, ‘uyumsuzluk’ ile kastedilen, belli bir beceriye sahip işgücüne olan talep ya da bunun arzından herhangi birinin diğerinden fazla olduğu bir durum olabilir. Yahut aynı beceri türü için bir yerde arz fazlası varken, başka bir yerde talep fazlası olabilir.

Yazının devamını okumak için TEPAV – Dr. Serdar Sayan Köşe Yazıları sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Posted in Ahkam Keseri Yazıları |

Un, yağ ve şeker var: Bir de helva makinesi operatörü bulabilsek…

(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Nisan 2012 sayısında yayınlanmıştır.)

Türk sanayinin karşılaştığı önemli darboğazlardan biri

aşılmış olurdu. Gerçekten de, özellikle sanayide kritik mesleki becerilere sahip ara eleman bulma konusunda karşılaşılan güçlükler, birçok alt-sektörde etkin üretim (ya da deyim yerindeyse helva) yapmayı da zorlaştırıyor. Türkiye’de işsizliğin ne kadar yaygın olduğunu bilenlere şaşırtıcı gelebilir ama, sanayi sektörünün doldurmaya ihtiyaç duyduğu önemli sayıda ara eleman pozisyonu, ısrarlı çabalara rağmen boş kalıyor. Çift haneli rakamlarda seyretmesine alıştığımız işsizlik oranlarına rağmen, işletmeler ve özellikle sanayi işletmeleri (ara) eleman bulma sıkıntısı yaşıyorlar…

Yazının devamını okumak için TEPAV – Dr. Serdar Sayan Köşe Yazıları sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Posted in Ahkam Keseri Yazıları |

Hangi çağda yaşıyoruz? Tarihçileri göreve çağırıyorum!

(Bu yazı İktisat ve Toplum dergisinin Şubat 2012 sayısında yayınlanmıştır.)

Fatih projesinin tarih dersinde de hala “yakın çağ”ı mı idrak ediyoruz?

acaba diye merak ettim geçenlerde. Ben ilkokul, ortaokul çağlarındayken tarihi ilk çağorta çağyeni çağ falan diye giden bir sınıflama çerçevesinde anlatılırdı. O zaman içinde bulunduğumuz döneme de yakın çağ dendiğini öğrenmiştik. Yazıya başlarken internette hızlı bir arama yapıp, (aslında Avrupa tarihi için yapılmış olan) bu sınıflamanın hala değişmediğini görünce şaşırdım açıkçası…

Yazının tamamını okumak için buraya tıklayabilir veya yazının devamını okumak için TEPAV – Dr. Serdar Sayan Köşe Yazıları sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Posted in Ahkam Keseri Yazıları |